Bu yapıtla ilgileniyorsanız, lütfen aşağıdaki formu doldurunuz. Konuyla ilgili sizinle en kısa sürede irtibata geçilecektir.

Time And Relative Dimension In Space
Kağıt üzerine karışık teknik, 51 x 28.5 cm, 2013

  • Time And Relative Dimension In Space
  • Time And Relative Dimension In Space
  • Time And Relative Dimension In Space
  • Time And Relative Dimension In Space
  • Geliş
  • Tom's
  • Time And Relative Dimension In Space
  • salome
  • Krallık
  • Missing Link
  • Resimli Türk Tarihi - Harem I
  • The Last Supper
  • Tom's
  • Tom's

Istanbul INN London

Ali Elmacı, Ansen, Bahadır Baruter, Ekin Saçlıoğlu, Erkut Terliksiz, Seda Hepsev

11 Nisan - 16 Nisan 2013

x-ist Nisan 11-14 Nisan arasında katılacağı INN London'da Ansen, Erkut Terliksiz, Bahadır Baruter, Ekin Saçlıoğlu, Lale Tara, Ali Elmacı, Sena ve Seda Hepsev'in yapıtlarını sergileyecek.

 

Fotoğraf, heykel, pentür yaklaşımlarını bir araya getirip dijital ortamda manipule ederek farklı nesneler olarak yapıtlarında kullanan Ansen, Mayıs, 2013'te x-ist'te açılacak "Alliance" (Ittifak) adlı yeni sergisinin ilk parçasını INN London'da sergiliyor. "Missing Link" (Eksik Halka) başlıklı bu yapıt kara mizah çerçevesinde evrimci ve yaradılışçının bakış açılarını ele alıyor.

 

Kamera karşısında kendisini temsilen kullandığı cansız bebeklerle sahnelerini kurgulayan Lale Tara'nın fotografları tek karelik filmleri andırıyor. 2013'teki Istanbul Bienali ile eş zamanlı olarak x-ist'te açılacak yeni sergisinin ilk karesi "Salome" Londra'da gösterilecek.

 

Ekin Saçlıoğlu ise INN London'a son sergisi Çukur'da yer alan "Kırmızı Dünya" adlı yapıtla yer alıyor. Daha önceki sergilerinde bellek ve anılara olan güvenilirliği, rüya ve gerçek arasındaki ilişkiyi sorgulayan, kimi zaman bir anısından, kimi zaman bir arkadaşına ait bir hikayeden yola çıkan, tekil durumlar üzerinden toplumsal olana dikkat çeken Saçlıoğlu, son sergisini kendi evinin yolunda bulunan bir "çukur" üzerine kuruyor. Sanatçının hergün yanından geçtiği bu çukur, zamanla keyifli kurmaca dünyaları ve gerçeğe dair korkuları kapsayarak tüm çukurları içine alan büyük bir çukur hikayesine dönüşüyor. Deneysel malzeme kullanımı ile tanınan Saçlıoğlu hologram mozaiklerden oluşan bu yapıtında kurgu-gerçek ikilemine dikkat çekiyor.

 

Karikatürist kimliği ile tanınan Bahadır Baruter x-ist'teki "Senin Ailen Bir Yalan Yavrum" (2012) sergisi ile ressam yönünü ortaya çıkartmıştı. Baruter'in bu serginin hemen sonrasında üzerinde çalışmaya başladığı yeni serisi "Why Does God Allow Evil?"ın ilk parçası INN London'da sergileniyor. Toplumun tabularını mizahi bir yaklaşımla sorgulamaya devam eden Baruter, bu seride iş hayatına sıkışmış insanları dini benzetmelerle ritüelleri altında ezilmiş ve çaresiz halde resmediyor.

 

Ailenin, toplumun, devletin, medyanın, kutsal değerlerin çıplak gözle görülmeyen yönlerini kendi kurguları ve karakterleri üzerinden aktaran Ali Elmaci INN London'daki bir diğer önemli sanatçı. "Resimli Türk Tarihi" adlı yeni serisinden "Harem" başlıklı yapıtı ile seçkide yer alan Elmacı, Türkiye ve sanat tarihine referanslarla kurguladığı seride günümüzün haremlerini, medya üzerinden egemenliğini ilan eden gösteriş ve güç sembolleri ile donatılmış hayatları resmediyor.

 

INN London'da ayrıca Erkut Terliksiz'in "Time and Relative Dimension in Space" adlı yepyeni yapıtı yer alıyor. Hayal ile gerçek arası resimlerinde bilinçaltının izlerini kurgu hikayelerle birleştiren Terliksiz'in beş parçadan oluşan bu yeni yapıtı ilk kez Londra'da sergilenecek.

 

Londra'da ayrıca Seda Hepsev'in son sergisi "Disguise"dan (Subat, 2013) bir seçki yer alacak. İngilizcede ‘kılık değiştirme ve aynı zamanda kimliğini gizleme' anlamına gelen ‘Disguise'; sünnet ve cinsel deneyim gibi rüştünü ispatlama, "adam olma" yolundaki duraklardan biri olan askerlik kurumunu, askeri kıyafet ve aksesuarları üzerinden sorguluyor. Seçki "Top Gun" filminden çıkışlı üç tuval resminden oluşuyor. Filmin başrol oyuncusunun, kıyafetlerinin seksenli yıllarda popüler kültüre dahil oluşunu ve Amerikan askeri imajının hafızamızdaki yerini tazeliyor.

 

Felsefe, mitoloji ve dinlerden esinlenerek oluşturduğu sembollerini günlük hayatın imgeleri ile birleştiren SENA, kadın olmayı kendi inançları ve deneyimleri çerçevesinde inceliyor.  Londra, Central Saint Martins Sanat Üniversitesi, Grafik Sanatlar ve Tasarım Bölümü'nden mezun olan Sena toplumsal gelenek ve görenekler karşısında ağırlıklı olarak kadınların yaşadığı güçsüzlük ve çaresizliği ele alırken, simgesel anlatımlarını yapıtlarındaki detaylarda gizler.



E-Katalog